Antwerp Gezilecek Yerler

Belçika’nın Hollandaca konuşan kuzey bölgesinde bir kültür başkenti olan Antwerp hareketli bir endüstriyel liman kentidir. Şehir aynı zamanda Belçika el sanatları ile göze çarpan sanatsal bir merkezdir. Kent bir zamanlar Rubens, van Dyck ve Jordaens gibi ünlü sanatçıların da merkezi olmuş. Şehir yüzyıllarca ticari faaliyetlerinden dolayı refah içerisinde yaşadı. Şehirde görkemli katedraller, belediye binası ve diğer pek çok olağanüstü tarihi bina geçmişten günümüze miras olarak kaldı.  Eski şehir merkezinde sanatseverler ve kültürel etkinlik meraklıları için her şey gibi mükemmel müzeler de meraklılarını bekliyor. Özellikle kentte yer alan resim koleksiyonlarının birçoğu 15 ve 16. Yüzyıldan kalma Güney Hollanda okul sanatçılarının şahane eserlerdir.  Bu gibi onlarca farklı güzel unsur Antwerp’te siz ziyaretçilerini bekliyor.

Büyük Meydan

Belediye binası ve sayısız lonca evleri ile Grand Place Antwerp’in eski şehrinin kalbi denilebilir. Alanın ortasında yer alan süslü Brabo Çeşmesi 1887’de Jef Lambeaux tarafından inşa edilmiş. Alanda yer alan bir diğer eser ise Belediye binasıdır. Belediye Sarayı Cornelis Floris de Vriendt tarafından 1561-1565 yılları arasında yaptırılmış. Bina içinde odalara Antwerp tarihini gösteren H. Leys’in 19. yüzyıl resimleri asılmıştır. Bu alanı çevreleyen onlarca binanın pek çoğu aslında şehrin 16. ve 17. yüzyıl loncalarının karargahı olarak tasarlamış evleridir. Belediye binasının hemen arkasında yer alan Gildekamersstraat’ta eski bir lonca evi iken Antwerp bölgesinde bulunan birçok geleneksel sanat ve zanaatlar için ayrılmış bir Halk Müzesine dönüştürülmüş. Müzenin hemen yakınlarında Avrupa dışı kültürel unsurların sergilendiği bir de Etnografya Müzesi bulunuyor.

Aziz Paul Kilisesi

Kent merkezinde bulunan ve bir zamanlar eski bir sığır pazarı olarak işlev gören meydan 1517-1639 arasında inşa edilen Gotik tarzda yapılmış Aziz Paul Kilisesi’ne ev sahipliği yapıyor. Yapının Barok tarzı saat kulesi 1680 yılında inşa edilmiş. 1968 yılında çıkan yangında kilise çok ağır hasar gördü. Yerel halkın gayretli çabaları ile yangının büyümesi engellendi ve değerli iç mekan mobilyalarının kaybı en aza indirildi. Kilise aynı zamanda Rubens, Jordaens ve Van Dyck’in resimlerine ev sahipliği yapıyor. Bunlar arasında Rubens’in eserleri de koleksiyonun parçalarından sadece birkaçını oluşturuyor. Kilisenin sol koridorunda Mesih’in Lekelenmesi tablosu ve sol tarafta ise Blessed Sacrament üzerindeki anlaşmazlık tabloları yer alıyor. Kilise sunduğu manevi hava ile birlikte içerisinde yer alan sanat şaheserleri ziyaretçilerini bekliyor.

Lady Katedrali

Leydi Katedrali Belçika’nın en büyük Gotik kilisesidir. 1352’de yapımına başlanan katedral üzerinde çalışmalar ancak 1521’de tamamlandı. Bu kutsal mabedin yapımına katkıda bulunan mimarlar ve usta inşaatçılar arasında Jacob van Thienen, Pieter Appelmans, Jan Tac, Everaert Spoorwater, Hermann, Dominic de Waghemakere ve Rombout Keldermans de vardı. Kilise yıllar boyunca defalarca ciddi hasarlar aldı. Ortaya çıkan bu talihsizlikler yüzünden kilise en değerli sanat eserlerini kaybetti. Yapıda 1533’te bir yangın çıktı.  İlk hasarını bu şekilde aldı daha sonra ise birçok aykırı grubun saldırısı ile kilise zarar gördü. Bu süreçte ne yazık ki kaybedilen hazinelerden sadece birkaçı kurtarıldı. Yapının dış cephesinin restorasyonu 19. yüzyılda başladı. Oyma taş işçiliği yenileme çalışmaları ise son zamanlardaki faaliyetler ile hız kazandı.

James Kilisesi

Aziz James Kilisesi görkemli süslü Barok mimarisiyle Antwerp’in en zengin dini yapılarından biridir. Olağanüstü bir sanat hazinesine sahip olan kilise görenleri kendine hayran bırakıyor. Geçmişte şehrin özellikle düşkün ailelerinin kullandığı bir kilise olarak hizmet vermiş. Ulu yapıda Rubens Şapeli ziyaretçiler için ilgi odağı halindedir. Yüksek sunağın arkasında yer alan mezarlık alan birçok kişiye ebedi uykusunda ev sahipliği yapıyor.

Antwerp Hayvanat Bahçesi

Kentin tam ortasında yer alan Antwerp Hayvanat Bahçesi 1843 yılında kurulmuş. Tür çeşitliliği ve içinde bulundurulan hayvanların yetiştirilmelerindeki başarısı nedeniyle Avrupa’nın en iyi hayvanat bahçelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hayvanat bahçesinde yer alan hayvanlara en uygun yaşam şartları sunuluyor. Ayrıç amüzenin mimari yönü de çok başarılı bir şekilde dizayn edilmiş. Giriş alanının dış cepheleri gözleri kamaştıran ilk özellikler olsa da hayvanat bahçesi içinde yer alan zürafa ve fil evi 1855’de Mısır tapınağı tarzında tasarlanmış. Hayvanat bahçesinde beyaz gergedan, okapi ve dağ gorilleri gibi nadir 950 nadir ırkla birlikte 6.000’den fazla hayvan Antwerp Hayvanat Bahçesi’nde yaşıyor. Siz de bu botanik tarzda ve ilginç bir mimaride tasarlanmış bahçeyi ziyaret ederek hiçbir yerde göremeyeceğiniz farklı deneyimler yaşayabilirsiniz.

Elmas Müzesi

Elmas Müzesi çıkarma, işleme ve endüstriyel kullanım bölümleri de dahil olmak üzere elmas ticaretinin tüm farklı yönlerini ziyaretçilerinin gözleri önüne seriyor.  Elmas kesiciler de müzede yerinde görülebilir. Ayrıca müzede ünlü taşların kopyaları ile kesilmiş ve kesilmemiş elmasların orijinal gösterimi de var. Elmas müzesinin hemen güneyinde yer alan Şehir Parkı da alanda sizi bekliyor. Müzenin etkileyici parçalarını gördükten sonra parkı ziyaret edebilir, süs gölleri ve çeşitli anıtlarla donatılmış alanın patika yollarında yürüyerek harika dakikalar geçirebilirsiniz.

Rubens Evi

Peter Paul Rubens 1610’da İsabella Brant’la evlenmesinden bir yıl sonra 1611’de bu evi satın aldı. Evini kendi zevkine ve ihtiyaçlarına göre düzenledi. 1640’da ölümüne kadar bu evde yaşadı. Ev Fransız Devriminden sonra bir dönem hapishane olarak kullanıldı. Bu kullanım sonrası evde büyük hasarlar meydana geldi. Rubens Evi nihayet 1937’de Antwerp Şehri’nin himayesine girdi. 1939 ve 1946 yılları arasında eski belgeler ve çizimler yardımıyla titizlikle restore edildi. Yapıda on oda dönemin tarzına göre döşendi ve çok sayıda orijinal tablo ile mekan zenginleştirildi. Ev Rubens’in tablolarının yanı sıra Snyders, Jan Bruegel, Veronese, Jordaens ve Otto Venius’un eserlerine de ev sahipliği yapıyor. Büyük salonda Rubens’in Cennet’te Adem ve Havva tablosu da yer alır. Ev özellikle ünlü ressamın geçmişi ve yaşantısından taşıdığı izler ve ortaya koyduğu koleksiyonu ile ziyaretçilerini büyülüyor. Siz de bu farklı ve egzotik tarzı ile Peter Paul Rubens’in evini Antwerp’te keşfedebilirsiniz.

Mayer van den Bergh Müzesi

1890’lı yıllarda güzel sanatlar uzmanı olan Fritz Mayer van den Bergh 3.000’den fazla ürün ile dikkat çekici bir koleksiyonun hazırladı. Bu eserlerin hepsi şimdi Mayer van den Bergh olarak bilinen müzenin dört katlı Neo-gotik bir evde sergileniyor. Koleksiyonun bazı parçaları arasında Pieter Bruegel’in resimleri ile birlikte Rubens, Jordaens, Bouts ve Van der Weyden gibi sanatçıların nadide eserleri de sergileniyor. Müzede Flaman ve Fransız dini heykelleri, fildişinin seçkin koleksiyonu da müze sergisinin sadece birkaç parçasını oluşturuyor. İkinci katta ise bir porselen koleksiyonu yer alırken 17. yüzyıl mobilyaları ve tabloları ise üçüncü katta bulunmaktadır. Müze kişisel bir koleksiyondan bu hale dönüşürken geçmişten günümüze birçok ziyaretçinin dikkatinden kaçmamış. Her gelen müzeden aradığından fazlasını bularak sanat ortamından ayrılmış. Siz de Antwerp ziyaretinizde Mayer van den Bergh Müzesi’ne yer verebilir sanatın ve koleksiyonun içinde yer aldığı Neo-gotik binanın tadını çıkarabilirsiniz.

Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi

Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi içindeki koleksiyonun çekirdeğini aslında 1442’de kurulan Ressamlar ve Heykeltıraşlar Loncası oluşturur. Yeni satın almalarla birlikte müzede yer kalmayınca müzeye yeni yer arama girişimleri başladı.  Genişletilmiş bu koleksiyona uyacak yeterli alan bulundu ve yeni bir müze inşa etme kararı alındı. Ardından müze bugünkü yerine taşındı. Müze koleksiyonları iki katta yer almaktadır. Zemin katta büyük ölçüde 19’uncu ve 20. yüzyıl resim ve heykelleri yer alır. Bu koleksiyon ziyaretçilerine 1830’dan bu yana Belçika’daki plastik sanatlarının gelişimi ile ilgili mükemmel bir sergi sunar. Müzenin bu katında 1.500’den fazla eser sizi bekliyor. Birinci kat ise çoğunlukla Flaman ve Hollanda okullarından olmak üzere 1.000’in üzerinde esere ev sahipliği yapıyor.  Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi geçirdiği dönüşüm ve koleksiyonu ile Antwerp’te kesinlikle görülmesi gereken sanat noktalarından birini oluşturuyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here